Dev enerji şirketlerinin veya hükümetlerimizin çıkarları için savaşmamalıyız

Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs ekoloji hareketlerinden ortak açıklama

Son aylarda Türk-Yunan ilişkilerinde gerilimin yeniden tırmandığına tanık olduk. Her iki ülke de BM’ye birbirlerinin ihlallerini şikayet eden mektuplar gönderirken çılgın bir silahlanma yarışına devam ediyorlar. 

İki yönetici sınıf arasındaki hakimiyet mücadelesi uzun süredir devam ediyor. Türkiye bağımsız bir bölgesel rol oynamaya çalışırken, Yunanistan Batı ittifakının bekçisi olarak zirveye çıkmak istiyor. Ayrıca Türkiye’deki derin ekonomik kriz ve yaklaşan seçimler AKP hükümetini milliyetçilik kartını oynamaya yönelten ek bir faktör gibi görünüyor. Her iki hükümet de sürekli bir ekonomik yıkıma neden olan yarışta yeni silah alımları yapıyorlar. Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs halkları yeni bir ekonomik krizin ve enflasyonun etkisinden muzdaripken, Türk hükümeti askeri harcamalarında %15’lik bir artış açıkladı ve NATO zirvesindeki kirli pazarlık sonrası artık ABD’den F-16 jetleri satın alabilecek. Yunanistan yeni bir borç krizi tehlikesiyle karşı karşıya, ancak aynı zamanda GSYİH’sının %2,8’ini askeri harcamalara harcıyor, NATO’da bu oran ABD’den sonra geliyor!

Ukrayna’da süren savaş enerji krizini şiddetlendirdi. Petrol, gaz ve elektrik fiyatları artarken, dev enerji şirketleri büyük karlar elde etmeye devam ediyor ve bedelini de halklarımız ödüyor. Ukrayna’daki savaş, hem uluslararası alanda hem de Doğu Akdeniz’deki egemen söylemi “yeşil geçiş” politikalarından “enerji güvenliği”ne kaydırdı. Bu gelişmeler sonucunda Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de petrol ve gaz sondajı için arama çalışmalarına yeniden başladığı görülüyor. Yunan hükümeti de aynı bölgelerde petrol ve gaz sondajları için “yeni projelerini” açıkladı. Yakın zamanda Kıbrıs’ta, İtalyan Eni ve Fransız Total enerji çokuluslu şirketleri Blok 6’da bir doğalgaz arama kuyusu açmaya başladılar.

Petrol ve doğalgaz arama çalışmaları aynı zamanda üç hükümet tarafından da yoksullara bir umut ışığı sunmak için kullanılıyor. Doğalgaz bulunursa ekonominin iyileşeceği söylemi, işlevli bir propaganda aracı olmaya devam ediyor. Bu da elbette bir yalan, küresel güneydeki birçok ülkede  yaşayanların zaten bildiği gibi; doğal kaynakların sömürülmesinden zengin olanlar yerli halklar değil, çok uluslu şirketler.

EastMed boru hattının geleceği hala belirsizliğini koruyor. Doğu Akdeniz petrol ve gazının nasıl çıkarılacağı ve taşınacağı konusunda farklı ülkeler arasında görüşmeler devam ediyor. Diğer yandan İsrail ve Türk hükümetleri, İsrail doğalgazının Türkiye’den geçecek bir boru hattıyla Avrupa’ya taşınması için yakında müzakerelere başlayacaklarını duyurdular. Öte yandan Yunanistan ve Kıbrıs, sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatları (LNG) yoluyla doğal gaz transferi için İsrail ve Mısır ile ilişkilerini iyileştirmeye çalışıyor.

“Kazma Birak/Μας Σκάβουν τον Λάκκο” kampanyası olarak bizler, enerji krizinin tetiklediği fosil yakıtlara dönüş politikalarının özünde zaten yetersiz olan + 1.5 °C’lik Paris Anlaşması hedefine ulaşmak için her türlü anlamlı girişimi sona erdirdiğine inanıyoruz. Aslında “yeşil geçiş”ten bahsederken  tek umursadıkları kârları olan kapitalistlerin ve hükümetlerin ikiyüzlülüğü gözler önüne serilmiş oldu. 

Kömür, petrol, gaz ve nükleer yoluyla enerji üretimine tam dönüş, daha fazla çevresel felaket, iklim değişikliğinin hızlanması ve türlerin yok olması anlamına geliyor.

Dev enerji şirketlerinin çıkarları veya hükümetlerimizin rekabetçi milliyetçi emelleri uğruna savaşa girmeye karşı tüm gücümüzle mücadele edeceğimizi ifade ediyoruz.

Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs’taki tüm hareketleri enerji şirketlerine ve savaş çığırtkanlığı yapan hükümetlere karşı, birbirleriyle bağlar kurmaya ve halkların barışçıl ve sürdürülebilir bir çevrede yaşama haklarını savunmaya çağırıyoruz.

Ne istiyoruz? 

  • Savaş çığırtkanlığına ve milliyetçiliğe karşı
  • Çılgın silahlanma yarışını sonlandırmak
  • Ege ve Akdeniz’de sondajları durdurmak 
  • Enerji şirketlerinin toplum eliyle kamu mülkiyetine ve demokratik denetime alınması  
  • Büyük kapitalist şirketlerin ekonomi ve toplum üzerindeki egemenliğine karşı gerçek bir yeşil çözüm için mücadele edeceğiz. 

Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiye’den ekolojik örgütlerin temsil edildiği “Don’t Dig/Kazma Birak/Μας Σκάβουν τον Λάκκο” kampanyası olarak, savaşın ve iklim krizinin iç içe geçmiş tehlikelerine karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

Kazma/Kazma Birak/Μας σκάβουν τον λάκκο

Yunanistan-Kıbrıs-Türkiye’de ekstraktivizm ve savaşa karşı ortak kampanya

www.kazmabirak.org 

07.07.2022

Recent Articles